
Cinayeti işledikten sonra Didim'de polise teslim olan Ali Kur'un Söke Ağır Ceza Mahkemesi'nde ilk duruşması yapıldı. Nazilli Cezaevi'nde tutuklu bulunan Ali Kur, jandarma ve polisin yoğun güvenlik önlemleri arasında adliyeye getirildi. Kur'un görüntüsünün alınmaması için, jandarmanın cezaevi aracını adliyenin arka giriş kapısına kadar soktuğu görüldü. Beyaz gömlek ve siyah takım elbise giyen Kur'un adliyeye getirilişinden 10 dakika önce Kardelen Kıraç'ın annesi Döndü Kıraç, babası Yaşar kıraç, dayısı ünal öztürk ve Almanya'dan gelen 15 akrabası da adliyeye giriş yaptı. Acılı anne Döndü Kıraç, adliyeye girişi sırasında gazetecilere, "Adalet yerini bulsun. Hem de ülkemizde bulsun. Kızımın hayatını çocuk yaşta alanların en ağır cezaya çarptırılmasını istiyorum. Başka da bir isteğim yok" dedi.
"KAYINPEDERİM ÖLDüRDÜ"
Ardından duruşmaya geçildi. Baronun görevlendirdiği avukat tarafından savunulan Ali Kur, suçlamaları kabul etmedi. 'Kastem adam öldürmek' suçundan 'ağırlaştırılmış müebbet' ve 15 yıl hapis cezası istemiyle hakim karşısına çıkan Kur şöyle konuştu: "Olay günü eşimle evden çıktık. Daha sonra markete gidip alışveriş yaptım. Eve döndüğümde, kayınpederimi evde ellerinde eldiven mağduru boğarken gördüm. Şoka girdim. Bana şeytana uyduğunu, benim kendisine yardım etmemi, yardım etmezsem eşimi benden ayıracağını söyledi. O da bana cesedi ortadan kaldırmamız gerektiğini söyledi. Kabul ettim. Birlikte valize koyduk. Eşim banyoyu temizledi. Kayınpederim bize yardım etti. 2 bin euro ve Didim'deki yazlığın anahtarını verdi. Didim'deki villasında kalmamızı söyledi. Eşimle buraya geldik. Sürekli kendisiyle konuşuyorduk. Daha sonra yaptığı açıklamalarla benim suçlanmamı sağladı. DNA testinin böyle çıkması normal, çünkü ben salondan alıp banyoya götürdüm. Eşim benim cinayeti işlemediğimi çok iyi biliyor. Ancak babasından korktuğu için konuşamıyor. Kesinlikle cinayeti ben işlemedim, sadece cesedin kaldırılmasında yardımcı oldum."
"SUÇLULUĞUM İSPATLANIRSA İDAMA HAZIRIM"
Tutuklu bulunduğu cezaevinde her gün vicdan azabı çektiğini dile getiren Ali Kur, "Suçluluğum ispatlanırsa idama hazırım. Ben de bu cinayetin aydınlatılmasını istiyorum. Kayınpederim kumar alacağından dolayı aralarının bozuk olduğu Yasin Kıraç'a zarar vermek için bu cinayeti işledi" diye konuştu.
Ali Kur, eşi Zehra Kur'un kendisi için verdiği, "Cinsel sapkınlıkları vardı. Televizyonda tecavüzcü görüntülerini izlediğinde, 'Tecavüz eden ben olsaydım' derdi. Olay günü beni eve çağırdı. Evde küçük ayakkabıları görünce 'çocukla ilişkiye mi girdin' diye sordum. Daha sonra cesedi gördüm" şeklindeki ifadesiyle ilgili olarak da, "Eğer öyleyse neden beni Almanya'da yakalatmadı?" diye sordu.
"KARDELEN'İN BABASI; ANLATTIKLARI HAYAL MAHSULÜ"
Zanlının şok ifadeleri duruşma salonunda soğuk duş etkisi yarattı. Zanlı Kur ile göz göze gelmesinin ardından fenalaşan ve ağlamaya başlayan Kardelen'in babası Yasin Kıraç şöyle konuştu: "Yalan söylüyor. Ali Kur'un anlattıkları gerçek dışı, hayal mahsulü. Hayatımda ne kumar oynadım, ne de idida ettiği gibi kayınpederi ile aramızda bir mesele var. Neden bu olay başımıza geldi, neden bizi kurban seçti bilmiyorum. Yanında mutlaka birisi daha vardı. Yoksa tek başına, karısının ve kendisinin ehliyeti yokken bu cesedi nasıl taşıdı. Ben hayvanları da insanları da çok severim ama, buna diyecek bir şey bulamıyorum. Ben en ağır cezanın verileceğine inanıyorum." dedi.
Anne Döndü Kıraç da, "İki adalet var; bir ilahi adalet, bir de yargı. Ben ilahi adalette kızımın katilini Allaha havale ederken, yargıda da Türk Adaletine bırakıyorum. Türk adaletine güveniyorum, en ağır ceza verilsin" diye konuştu.
"EŞİ DE KENDİSİNİ SUÇLADI"
Bu arada, zanlının eşi Zehra Kur'un mahkemeye gönderilen ifadesinde, cinayetten eşini sorumlu tuttuğu, o günden sonra birlikte olmadıklarını beyan ettiği belirtildi. Zehra Kur'un eve geldiğinde Kardelen'in banyodaki cesediyle karşılaştığını, eşinin de diğer odada bembeyaz bir yüzle durduğunu belirttiği bildirildi.
Mahkeme, Ali Kur'un kayınpederi Kadir Ayaz'ın ifadesinin alınması, eşi Zehra Kur'un duruşmaya getirilmesi, Alman mahkemelerinden evrakların istenmesi ve delillerin incelenmesi için 10 Aralık 2009 tarihine ertelendi.
İki saat süren duruşmanın bitiminde Kur'dan önce adliye koridoruna çıkan anne Döndü Kıraç ve anneanne Fatma Kıraç fenalık geçirdi. Yere düşen Fatma Kıraç'ı polisler ve adliye personeli kaldırdı. Katilin soğukkanlı davranışı ve ifadeleri Kardelen'in ailesini ve akrabalarını çileden çıkardı. Adliye koridorlarında Kur'un söylemlerine isyan eden aile, basın mensuplarına da tepki gösterdi.
"BU KİŞİNİN YAŞAMASI TEHLİKELİ"
Almanca ve Türkçe olarak gazetecilerin sorularını yanıtlayan Kardelen Kıraç'ın akrabası Muhsin Aslaner ise, "Katil Ali Kur mahkemede soğukkanlı, canavarca ruh halini yine yansıttı. Bu kişinin insan olması mümkün değil. Tam bir sapkın hali vardı. Oysaki Almanya'daki tüm DNA sonuçları ve deliller Ali Kur'un katil olduğunu ortaya koymuştu. Bu kişinin yaşaması insanlık açısından tehlikeli, intihar etsin, çünkü bu şahıs çıkınca başka canları da yakar" diye konuştu.
Ali Kur'un avukatı Fatih Atalay ise Türk adaletine güvendiklerini söylerken herhang bir açıklama yapmaktan kaçındı.
Ardından, Kardelen'in anne ve babası ile yakınları bir minibüse binerek Söke'den polis eskortu eşliğinde ayrıldı.
Duruşmayı Almanya'dan gelen ARD, ZDF, RTL; SAT 1, MTV ve N 24 gibi basın yayın kuruluşları ile yaklaşık 16 Alman gazeteci de izledi.
"KAYINPEDERİ DEDEKTİF GİBİ İZ SüRMüŞTü"
Almanya'nın Paderborn kentinde, 12 Ocak'ta evlerinin önünden kaçırılıp tecavüz edildikten sonra boğularak öldürülen 8 yaşındaki Kardelen Kıraç'ın katil zanlısı Ali Kur, olayın ortaya çıkacağını anlayıp Almanya'yı terkettikten sonra anne ve babasının yaşadığı Aydın'da yakalanmıştı. Almanya'da yaşayan ve minik Kardelen'in ailesine, katil zanlısı damadını bulup adalete teslim edeceğini söyleyerek Türkiye'ye gelen kayınpeder Kadir Ayaz'ın onun izini bulduğu öne sürüldü. Kur'un, 20 kişiyle birlikte izini süren kayınpederi ile buluşmak için geldiği Didim'de yakalandığı iddia edildi. Aydın Valiliği ise Kur'un yol kontrolünde yakalandığını açıkladı. Alman basınının haftalarca Ali Kur'un Aydın'da olduğunu yazmasına rağmen, İnterpol'den tutuklama emrinin geç yollandığı, Aydın polisinin de zanlının yerini bilmesine rağmen harekete geçemediği yorumları yapılmıştı.